Adli bilişim ve siber suç soruşturmalarında incelenen sayısız dava dosyasında, polis fezlekesinde ve olay raporunda ortak bir zafiyet göze çarpmaktadır: HTS (Historical Traffic Search) verilerine körü körüne güvenilmesi ve genellikle milyonlarca satırlık devasa veri setlerinin geleneksel "manuel tablolama" (Excel vb.) yöntemleriyle analiz edilmeye çalışılması. CMK 135 (İletişimin Tespiti, Dinlenmesi ve Kayda Alınması) uyarınca elde edilen verilerin analizinde yapılan her bir teknik hata, doğrudan adaletin tecellisini etkilemektedir.
Bu rehberimizde, adli soruşturmalarda, savcılık dosyalarında ve bilirkişi raporlarında en sık karşılaşılan HTS analiz hatalarını detaylıca inceliyor; baz istasyonu eşleştirme, CGNAT çözümleme ve eşzamanlı konum analizlerinde ne gibi ihmallerin yapıldığını gözler önüne seriyoruz.
1. Basit Tablolama Araçlarıyla (Excel) Büyük Veri İçinde Kaybolmak
Günümüzde hala birçok analiz sürecinde, GSM operatörlerinden (Turkcell, Vodafone, Avea/Türk Telekom) temin edilen Excel veya CSV tabanlı CDR (Call Detail Record) veri dökümleri, basit ofis yazılımları kullanılarak ayrıştırılmaya çalışılmaktadır.
- Satır Atlanması: Milyonlarca satırlık veride arama (Ctrl+F) yaparken veya Excel filtreleme özelliklerini (Autofilter) kullanırken yaşanılan veri kayıpları.
- Format Uyuşmazlıkları: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) format yönergeleri sık sık güncellenmektedir. Excel tablolarında tarih (GG/AA/YYYY) ve saat formatlarının Amerikan formatına dönüşerek zaman çizelgesi (timeline) analizlerini mahvetmesi.
- Bütüncül Bakış Eksikliği: Yalnızca aranan numaraya odaklanılıp, hedefin irtibatta olduğu 3. şahıslar arasındaki ağın (Network Graph / Örümcek Ağı Analizi) manuel yöntemlerle kurulamaması.
2. Baz İstasyonu Verisinin Kesin Fiziksel Konum Olarak Kabul Edilmesi
Yargıtay kararlarına göre de sıkça tartışılan ve bilirkişilerin en sık düştüğü yanılgıların başında hizmet veren baz istasyonunun kesin nokta konum beyanı olarak kabul edilmesi (Cell ID hatası) gelir.
Örneğin; yoğun trafikli bir 4G (LTE) veya 5G şebekesinde bir baz kulesi, coğrafi arazi şartlarına, o anki şebeke yüküne (Network Congestion) ve hava durumuna bağlı olarak mobil cihaza belirli bir yarıçaptan hizmet verebilir. Cihazın her zaman kendisine metre bazında en yakın kuleye bağlanacağı varsayımı bilimsel ve teknik açıdan temelsizdir.
Yargıtay Pratiğinde Çakışma Yanılgısı
"Dosyalarda görülen kısıtlı süreli baz istasyonu çakışmaları (iki farklı şahsın aynı bazdan sinyal alması), genellikle direkt olarak 'kesin fiziksel temas/yanyana olma' kanıtı şeklinde algılanmaktadır. Oysa detaylı bir teknik incelemede, çakışmaya konu olan hedefin bağlandığı hücrenin (Cell ID) kilometrelerce kapsama alanına sahip kırsal arazideki ana akım bir kule olduğu ve şahıslar arasında 15 kilometre mesafe varken bile aynı kuleye bağlanabildikleri ortaya çıkabilmektedir."
3. "Arama/SMS Kaydı Yoksa İletişim Kesilmiştir" Varsayımı
Şebeke tabanlı geleneksel HTS kayıtları, operatör üzerinden gerçekleşen standart ses aramalarını (Call) ve SMS (Short Message Service) metin mesajlarını detaylıca raporlar. Ancak günümüz dijital alışkanlıklarında durum farklıdır:
Suç şüphelileri veya incelemeye konu olan hedefler iletişimi genellikle hücresel veri (GPRS/LTE/Data) üzerinden WhatsApp, Telegram, Signal gibi VoIP (IP üzerinden ses) veya uçtan uca şifreli anlık mesajlaşma uygulamaları ile gerçekleştirmektedir. Bu durumda ana HTS raporunda yalnızca kaba bir "GPRS (Data)" oturumu ve buna bağlı bir baz sinyali görülür.
Görünürde standart telefon araması veya şebeke SMS'i bulunmaması, kişilerin "hiçbir irtibat kurmadığı" veya "örgütsel haberleşmenin koptuğu" anlamına gelmez; yalnızca farklı bir GPRS-WAP trafiğine geçildiği anlamına gelir. Bu durumda CGNAT verilerine (IP Eşleştirme) veya ortak Wi-Fi sinyallerine ihtiyaç duyulur.
4. IMEI Klonlama ve Cihaz Değişimlerinin Atlanması
"Bu cihaz benim değildi" veya "O telefonu kullanmıyordum" savunmaları ceza davalarında sıkça duyulur. HTS analizleri sadece telefon numarasına (MSISDN) odaklanarak yapılırsa, şahsın aynı IMEI numarasına (cihaz kimliği) farklı SIM kartlar takarak faaliyetlerine devam ettiği gerçeği gözden kaçar.
Özel HTS Analiz yazılımları, bir IMEI numarasının geçmişte hangi numaralarla (SIM) etkileşime girdiğini geriye dönük olarak tarar ve donanım bazlı irtibat ağını ortaya çıkarır.
Otomatik Yazılım ve Algoritmik Ayrıştırmanın Önemi
Yukarıda sayılan tüm bu potansiyel hataların önüne geçebilmek için, HTS ve baz istasyonu kayıtlarının HTSPUSULA gibi insan(manuel) hata payını (Human Error) sıfıra indiren özelleştirilmiş bilişim programlarıyla incelenmesi zorunluluk haline gelmiştir. Program; CGID yapılarını, yönlendirme saatlerini, zaman serilerini (timeline) ve frekans sıklığını algoritmik bir düzlemde çaprazlayarak (Cross-Reference) manuel olarak haftalar sürecek analizleri saniyelere indirger.
Böylelikle mahkemeye, avukatlara veya kurumlara sunulacak standartlarda hukuki altyapısı sağlam, hatasız ve Yargıtay normlarına uygun bilirkişi mütalaaları çıkarılabilir.
HTS Analizlerinde Sıfır Hata, Mahkeme Standardında Rapor
Yapay zeka destekli modülleri, CGNAT - GPRS eşleştirme algoritması ve otomatik konum haritalandırma özellikleri ile HTSPUSULA; bilirkişi raporlarınızı saniyeler içinde Word/PDF taslağı haline getirmenizi sağlar.
Programı ve Özellikleri İncele